engelli

Tekerlekli Sandalye

Engellilik Hakkında Ne Biliyoruz?

Engellilik Bireyi; “doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük ihtiyaçlarını karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi” olarak tanımlamak mümkündür.

Engellilik insan olma halinin bir parçasıdır;  neredeyse herkes yaşamının belli bir noktasında geçici veya kalıcı olarak zayıf düşecek ve uzun yıllar yaşayan insanlar işlevlerini yerine getirme konusunda artan zorluklarla karşılaşacaktır.

  Engelli bireyler sosyal hayata katılımda pek çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Bu sorunlar; eğitim, istihdam, fiziksel çevre, ulaşım ve konut, aile ve özel yaşamla ilgili sorunlar, psiko- sosyal sorunlar, rehabilitasyonla,ilgili sorunlar,sosyal dışlanma ve ayrımcı uygulamalarla ilgili sorunlardır.

   Dünyada sistemler belli standartlara göre kurulmuştur. Bu standartların dışında yer almak bireyleri sistemin de dışına itmektedir. Başka bir deyişle farklı olan kişi her zaman sıkıntı çeker.

     Farklı olan kişi sisteme uymak zorunda kalınca iş yapamaz duruma düşmektedir. Sistemin kimi kapsamasına karar verilirse; İnsanları iyileştirerek – normalleştirerek – mevcut düzene uyum sağlatmak ya da sistemleri değiştirerek, düzeni engellilere uygun hâle getirmek.

Artan Sayılar

Engelli insanların sayısı; nüfusların yaşlanması ve diyabet, kalp ve damar hastalıkları ve akıl hastalığı gibi engellilik ile ilgili kronik sağlık sorunlarının dünya çapında artıyor olmasına bağlı olarak artmaktadır. Belirli bir ülkede engelliliğe ilişkin örüntüler; sağlık sorunlarındaki eğilimler ile trafik kazaları, doğal afetler, çatışma, beslenme ve madde bağımlılığı gibi çevresel ve diğer faktörlerden etkilenmektedir.

İnsanları Engelleyen Faktörler Nelerdir?

Yetersiz politikalar ve standartlar

Politika tasarımları her zaman engelli insanların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmamakta veya var olan politikalar ve standartlar yerine getirilmemektedir. Engelli çocukların okula gitmeleri için finansal ve hedeflenen diğer teşviklerdeki yetersizlik ve engelli çocuklar ve aileleri için sosyal koruma ve destek hizmetlerindeki yetersizlik, eğitim politikasında var olan yaygın sorunlar arasında yer almaktadır.

  Olumsuz Tavırlar:

 İnançlar ve önyargılar; eğitim, istihdam, sağlık ve sosyal katılım konularında engeller oluşturmaktadır. Örneğin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, diğer çocukların ve hatta aile üyelerinin tavırları engelli çocukların özel eğitim kurumları dışındaki okullarda kapsanmasını etkilemektedir.

 İşverenlerin engelli insanların engelli olmayan akranlarına göre daha az verimli olduğuna dair yanlış kanıları ve çalışma yaşamında engellerin kaldırılmasını sağlayan mevcut düzenlemeler konusundaki cehalet, istihdam fırsatlarını sınırlamaktadır.

  • Yeterli Hizmet Sağlanmaması:

    Engelli insanlar özellikle sağlık, rehabilitasyon, destek ve yardım hizmetlerindeki eksiklikler karşısında savunmasızdır.

  • Hizmet İletimi Sorunları:

    Hizmetlerin kötü koordine edilmesi, personel sayısının yetersiz ve çalışanların niteliklerinin zayıf olması engelli insanlar için sağlanan hizmetlerin kalitesini, erişilebilirliğini ve yeterliliğini etkileyebilir.

  • Yetersiz Finansman:

   Politikaların ve planların uygulanması için ayrılan kaynaklar genellikle yetersizdir. Etkin finansman eksikliği, milli geliri ne olursa olsun tüm ülkelerde sürdürülebilir hizmetlerin sağlanmasına engel olan başlıca unsurdur.


  • Yetersiz Erişilebilirlik:

   Birçok mekan (kamusal kullanıma açık alanlar ve binalar dahil), ulaşım sistemi ve bilgi edinme herkes için erişilebilir değildir. Engelli bir insanın iş arama konusunda cesaretinin kırılmasının veya sağlık hizmetlerinden mahrum kalmasının en sık görülen nedeni ulaşıma erişememektir.

  • Yetersiz Erişilebilirlik:

  Okulların binaları uygun olmamakta ya da okulun içine girilse de uygun eğitim alınamamaktadır. Örneğin Türkiye’de sayısı çok az olan bazı okullar dışında işaret dilini bilen öğretmen bulunmamaktadır. Bu anlamda engellilere tanınan “kaynaştırılmış eğitim” uygulamaları da istenen düzeyde fayda sağlamamaktadır.

  • Yetersiz Erişilebilirlik:

  Erişilebilir formatta olan mevcut bilgi azdır ve engelli insanların iletişim ihtiyaçlarının çoğu karşılanmamaktadır. İşitme engelli insanlar işaret dili tercümesine erişimde genellikle sıkıntılar yaşamaktadır.

  •   Veri ve Bulgu Yetersizliği:

  Uygun maliyetli müdahalelerin belirlenmesini kolaylaştırmak için çevresel faktörlerin ve bu faktörlere dair alınan önlemlerin etkilerinin değerlendirilebilmesi gerekmektedir.

NGELLİ İNSANLARIN YAŞAMLARI NASIL ETKİLENMEKTEDİR?

    Engeller insanların yaşadıkları dezavantajları arttırır.

  •    Daha kötü sağlık durumları: 

    Sayısı giderek artan bulgular, engelli insanların genel nüfusa göre daha düşük kalitede sağlık seviyesinde yaşadığını göstermektedir.

    Yardımcı aletler de dahil olmak üzere rehabilitasyon hizmetlerine duyulan ihtiyacın karşılanmaması engelli insanların genel sağlık durumunun bozulması, hareket imkanlarının sınırlanması, toplumsal hayata katılımların kısıtlanması ve düşen hayat kalitesi gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir.

  • Daha Düşük Eğitim Başarısı:

   Engelli olmayan akranlarına kıyasla engelli çocukların okula başlaması daha az olasıdır ve engelli çocukların okulda bulunma süreleri ve sınıf geçme oranları daha düşüktür.

  •    Daha Az Ekonomik Katılım:

   Engelli insanların işsiz kalma ihtimali daha yüksektir ve engelliler istihdam edildiklerinde bile genellikle daha az kazanç elde ederler.

  • Daha Düşük Eğitim Başarısı:

   Engelli olmayan akranlarına kıyasla engelli çocukların okula başlaması daha az olasıdır ve engelli çocukların okulda bulunma süreleri ve sınıf geçme oranları daha düşüktür.

  •    Daha Az Ekonomik Katılım:

   Engelli insanların işsiz kalma ihtimali daha yüksektir ve engelliler istihdam edildiklerinde bile genellikle daha az kazanç elde ederler.

  •    Daha Yüksek Yoksulluk Oranları:

    Engelli insanlar diğer insanlara göre daha yüksek yoksulluk oranları tecrübe etmektedir. Engelli insanlar ve üyeleri arasında engelli bulunan aileler, ortalamada daha yüksek oranda (gıda güvencesizliği, yetersiz barınma, sağlıklı su ve temizliğe eksik erişim ve sağlık hizmetlerine yetersiz erişim gibi) yoksunluklara maruz kalmakta ve diğer kişilere ve ailelere göre daha az mal varlığına sahip olmaktadır.

  •     Artan Bağımlılık Ve Kısıtlanan Katılım:

   Kurumsal çözümlere bel bağlanması, cemiyet hayatının noksanlığı ve yetersiz hizmetler engelli  insanları izole eder ve başkalarına bağımlı kılar.

  •  Artan Bağımlılık Ve Kısıtlanan Katılım

    Gelişimsel engelliliğe sahip çocukların aile fertleri diğer ailelerin üyelerine göre daha az saat çalışmakta, işlerinden ayrılmış olma ihtimalleri daha yüksek olmakta, daha şiddetli ekonomik sorunlar yaşamakta ve yeni bir işe başlama eğilimini daha az göstermektedir.

ENGELLERİ VE EŞİTSİZLİKLERİ AŞMAK

Toplumun Farkındalığını Ve Anlayışını Geliştirme:

   Karşılıklı saygı ve anlayış bütünleştirici bir topluma katkıda bulunur. Toplumun engelliliğe dair anlayışını geliştirmek, olumsuz algılara karşı koymak ve engelliliği adil bir şekilde anlatmak bu yüzden çok önemlidir.

Hükümetler, gönüllü kuruluşlar ve uzman dernekleri engellilik hakkında tavırları değiştirecek sosyal kampanyaları düzenlemeyi düşünebilir. Bu sürece medyayı dahil etmek, kampanyaların başarılı olması ve engelli insanlar ile aileleri hakkında pozitif hikayelerin yayılabilmesi için hayati önem taşımaktadır.

    Engellilik konusuna ne kadar ilgi gösterir ve engellilerin toplumsal hayata diğer bireylerle eşit şekilde katılımı konusuna özen gösterirsek eldeki imkanları azami olarak engelliler için kullanmış oluruz.

Mesele yalnızca kaldırıma bir rampa yapmak değil; öncelikle onu standarda uygun yapmak ardından ise onu kullanacak olan engelli kişiyi tek başına özgürce dışarı çıkarmaya yüreklendirmektir. Diğer bir ifadeyle, fiziksel düzenlemelerin toplumsal bir karşılığının olması gerekmektedir.

Tekerlekli Sandalye

Tekerlekli Sandalye

ENGELLİ BİREYLER İLE İLETİŞİM

   Görme Sorunu Olan Bireylerle İletişim :

   Görme engelliler, gören insanlarla iletişim kurarken önemli ölçüde sözel iletişim unsurlarını kullanırlar. Beden dillerini kullandıklarında sadece karşıdaki gören kişi bu dili algılayıp yorumlar. Görme engelli bireyler iletişim sırasında göz kontağı sağlayamazlar. Görmeyenlerle iletişim kurarken, kişinin yanında biri olsun veya olmasın görmeyen kişiye yönelip iletişim kurulmalıdır.

   Görme Engelli Birey İle İletişim Kurarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar :
  • Görme engelli bir kişi ile karşılaştığınızda, öncelikle kendinizi sesli olarak tanıtınız.
  • Görme engelli bir kişiye rehberlik edecekseniz onun sizin kolunuza girmesine izin veriniz.
  • Görme engelliye, önündeki engeller konusunda bilgi veriniz.
  • Görme engelli kişi ile normal bir ses tonu ile direkt ona yönelik olarak konuşun. Sesinizi yükseltmeyin ve tane tane konuşma gibi özel bir çaba göstermeyiniz.
  Görme Engelli Birey İle İletişim Kurarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar :
  •   Görme engelli bir kişinin yanına gelirken ya da yanından ayrılırken mutlaka sesli olarak bildiriniz.
  •  Görme engelli bireye, bir şeyi tarif ederken “bak orada”, “şurada” gibi görsel ipuçlarını içeren yönlendirmeler yerine onun bulunduğu yere göre “sağ tarafta koltuğun yanındaki konsolun üstünde” gibi daha tanımlayıcı bilgiler veriniz.
Konuşma Engelli Bireyler ile İletişim Kurarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
  • Konuşma engeli olan bireylerle basit cümleler ve kalıplar içinde konuşun.
  • Sabırla onu dinleyin.
  • Birey konuşurken onun dudak hareketlerine değil gözlerinin içine bakınız. Suçlayıcı etkileri olabilecek olumsuz ifadelerden kaçının.
  •  Herkesin bazı güçlükleri olabileceğini ifade    edin.
  • Yaşadığı konuşma güçlüğü hakkındaki duygularını onla konuşmaktan çekinmeyin.
  • Kişinin nasıl söylediğinden çok, ne söylediğini dikkatle dinleyin, konuşmaya müdahale etmeden göz kontağını sürdürün.
Konuşma Engelli Bireyler İle İletişim Kurarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
  • Konuşmasını onun yerine tamamlamayın.
  • Birey akıcı konuşmadığında da akıcı konuştuğundaki gibi davranın.
  •  Onu baskı altına almaksızın konuşması için cesaretlendirin.
  • Sakin bir konuşma ve dinleme ortamı sağlamaya çalışın.