Tekerlekli Sandalye

Engellilik Tarihi 

Muhtaç Engelli

Engellilik tarihi; neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. Çok tanrılı dinlerin(paganizm) hâkim olduğu dönemlerde engelli bir çocuğun,içinde bulunduğu aileye işledikleri bir suçtan ötürü Tanrılar tarafından bir ceza olarak verildiği düşünülmüştür.

Bu yüzden engelliye yardım etmek, Tanrıların gazabını çekmek anlamına geleceği için, kimse engellilere yardım etmez; engelliler şehir dışına sürülür, yalnızlığa ve ölüme terk edilirdi. Sonraki dönemlerde engelli insanların yok edilmediği, ancak kötü işlerde
çalıştırıldığı görülmüştür.

Hor görülüp aşağılanan engelliler, değirmenlerde ve su depolarında hayvanların yerine işe koşulmuş; fuhuşta, dilencilikte kullanılmıştır. Bazı toplumlarda da cüzamlılarla aynı kolonide yaşamak zorunda bırakılmıştır Sonraki dönemlerde Hristiyanlık ve İslamiyet’in etkileriyle, engellilere karşı geliştirilen olumsuz tutum köklü bir değişime uğramıştır.

Aynı zamanda engelli bireylerde gösterdikleri başarılarla uygarlık tarihinin çeşitli aşamalarında içinde yaşadıkları toplumun inanç ve tutumlarını değiştirmeye başlamış, hayatın her alanında etkin bir şekilde rol almaya başlamışlardır.


Bununla beraber; Vietnam Savaşı sonrasında engelli olan gazilerin ülkelerine döndükten sonra engelli kimliklerini, deneyimlerini ve haklarını vurgulamak amaçlı engelli hareketini ortaya çıkarttıkları; ayrıca İkinci Dünya Savasından sonra insan hakları konusundaki gelişmelerin ilerleyen süreçlerinde engellilerin fark edilebilirliğine yönelik; ekonomik, sosyal, politik ve kültürel çalışmaların oluşturulmaya çalıştığı ifade
edilmiştir.

Günümüzde engelli bireyler hayatın her aşamasında, bilimde, ekonomide,siyasette, sosyal alanlarda  kendilerini kanıtlamışlardır. Bu bağlamda 1981 Uluslararası Özürlüler Yılı, Özürlüler Dünya Eylem Programları, 1983 – 1992 Birleşmiş Milletler Özürlüler On Yılı ve Özürlülerin Fırsat Eşitliği İçin Standart Kuralları yayımlanmıştır. Ülkemizde de 2002 yılında Türkiye Özürlüler Araştırması, 2010 yılında Özürlülerin Beklenti ve Sorunlarının Araştırılması yapılmıştır. 


Ayrıca Türkiye, 2006 yılında Birleşmiş Milletlerle beraber Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme imzalamıştır. Kamusal alanda da 1997 yılında başbakanlığa bağlı Özürlüler İdaresi Başkanlığı kurulmuş, 2005 yılında Özürlüler Kanunu kabul edilmiştir.

2011 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının oluşturulması ile Özürlüler İdaresi Başkanlığı “Engelli ve Yaşlı Hizmetleri” olarak bu çatı altına alınmış ve faaliyetlerini yürütmeye devam etmektedir.

İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyal hayat içerisinde yaşamaktadır. Sosyal Hayat içerisinde insanın temel ve sosyal ihtiyaçları mevcuttur. İnsanın temel ihtiyaçlarını; beslenme, barınma, sağlık, kendini tehlikelerden koruma vb.

sosyal ihtiyaçlarını :

sayabilirken, sosyal ihtiyaçlarını konuşma, kabul görme, hayatı diğer insanlarla birlikte anlama anlamlandır vb. şeklinde ifade edebiliriz. Yaşam içerisinde, yaşamın gerektirdiği hal hareket ve davranışların yapılmasında başkalarının yardımına veya desteğine ihtiyaç duyulması durumuna bakıma muhtaçlık denir.

Bakıma muhtaç kişi en basit ifade ile üçüncü şahısların yardımına ihtiyaç duyan kişidir Bakıma muhtaçlık tanımını Aslı Gözde AKIŞ 2013 yılında yapmış olduğu tez çalışmasında 2011 ASPB yaptığı Türkiye’de Aile Yapısı Araştırmasını inceleyerek “İleri derecede veya birden fazla engellilik, ağır derecede kronik hastalık, yaşlılık ve/veya bütün bunların birlikte yaşanmasından dolayı meydana gelen durumlarda kişinin kendi vücut bakımında, beslenmesinde, hareket yeteneğinde ve ev işlerinde bir başkasının desteğine ihtiyaç duyulmasıdır” şeklinde ifade etmiştir.

Bu tanımın ışığında Bakıma Muhtaç engelli tanımını; “Çeşitli sebeplere bağlı olarak kendisinde meydana gelen engel sebebiyle giyinme, yeme içme, beden temizliği, tuvalet ihtiyacını giderme, alış veriş gibi temel yaşam ihtiyaçlarını, öz bakım gereksinimlerini, her zaman icra edilmesi gereken fiziki aktiviteleri yerine getirmede bir başkasının desteğine
ihtiyaçduyan kişi” olarak söylenebilir .

Muhtaç Engelli

Muhtaç Engelli :

Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmetleri Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelikte; bakıma muhtaç özürlü, özürlülük sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün birey olarak ifade edilmiştir.

2010 tarihinde yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz Ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Özürlü Ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Yönetmeliğin kapsamında muhtaç engelliğe atıfta bulunularak “en az % 70 oranında engelli olduğu belirlenmek suretiyle başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını kanıtlamış…”ibaresi yer almaktadır.


Son olarak bakıma muhtaç özürlü Bakıma Muhtaç Özürlülere Yönelik Resmî Kurum ve Kuruluşlar Bakım Merkezleri Yönetmeliği’nde“Özürlülük sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişi” olarak tanımlanmıştır.